Yolculuk Devam Ediyor
Varış noktası yok. Yol var. Ve yolda olmak, yeterli.
Bir egzersiz yapıyorum danışanlarımla. "Son bir hafta içinde kendine söylediğin en kötü cümleyi söyle."
"Beceriksizim." "Hiçbir şeyi doğru yapamıyorum." "Herkes benden daha iyi."
Sonra soruyorum: "Bu cümleyi en yakın arkadaşına söyler miydin?"
Her seferinde aynı cevap: "Asla."
Peki neden kendine söylüyorsun?
Hepimizin kafasında bir iç eleştirmen var. Her hata yaptığımızda devreye girer. "Gördün mü, yine beceremedin. Zaten sen hep böylesin."
Bu ses tanıdık geliyor, değil mi? Genellikle çocukluktan tanıdık. Bir öğretmenin, bir ebeveynin sesi. O sesi içselleştirmişiz ve artık kendimize söylüyoruz.
Komik olan şu: bu sesin bizi "motive ettiğini" düşünüyoruz. Oysa araştırmalar tam tersini gösteriyor. Öz eleştiri motivasyonu düşürüyor. Öz şefkat artırıyor.
Öz şefkat, kendine acımak değil. Kendine bir arkadaşına davrandığın gibi davranmak. Hata yaptığında "yine beceremedin" yerine "herkes hata yapar, bu da bir öğrenme" demek.
Bir danışanıma bir hafta boyunca her gün iç konuşmalarını yazmasını istedim. Haftanın sonunda ikimiz de şaşırdık. "Birisi bana bunları söylese, asla arkadaş olmazdım" dedi.
Ama kendisiyle arkadaş olmak zorundaydı. Ömür boyu.
İç eleştirmeni susturmaya çalışma. Yanına bir ses daha ekle. Daha anlayışlı bir ses.
Pratik: hata yaptığında sor: "En yakın arkadaşım aynı hatayı yapsa, ona ne derdim?" O cümleyi kendine söyle.
Kendine düşman olan insanın, dışarıda bir düşmana ihtiyacı yok.
Bu hafta iç sesini dinle. Ve o sese bir alternatif üret.
Bu yazı sende bir şeyler uyandırdıysa
Birlikte konuşalım. İlk görüşme ücretsiz.
Ücretsiz Tanışma GörüşmesiBunlar da ilgini çekebilir.
Varış noktası yok. Yol var. Ve yolda olmak, yeterli.
Hatadan öğrenmek otomatik değil. Bilinçli bir çaba gerektirir.
Başkasının highlight reel'ini kendi behind-the-scenes'inle kıyaslıyorsun.