Evet: İnsanı Köleleştiren Kelime
Her evetinin arkasında bilinçli bir tercih mi var, yoksa bir korku mu?
Bir çift danışanım var. Kadın: "Keşke daha romantik olsa." Adam: "Keşke daha az kontrolcü olsa." İkisi de karşındakini değiştirmek istiyor. Ve ikisi de başarısız.
"Onu değiştirmek istiyorum" cümlesini duyduğumda, benim duyduğum şey şu: "Onu olduğu gibi kabul edemiyorum."
Bazen cevap basit: gerçekten uyumsuz. Bu durumda uyumsuzluğu kabul etmek daha sağlıklı.
Ama çoğu zaman mesele uyumsuzluk değil. Mesele kontrol. "Eğer karşımdaki benim istediğim gibi olursa, ben güvende olurum." Bu bilinçdışı bir inanç.
Kontrol ihtiyacı genellikle güvensizlikten doğar. Geçmişte terk edilmiş, hayal kırıklığına uğramış biri, gelecekte aynı şeyi yaşamamak için kontrol etmeye çalışır.
Ama kontrol, güvenlik getirmez. Tam tersi: ilişkiyi boğar. Karşındaki "kontrol ediliyorum" hissedince uzaklaşır. Sen daha çok kontrol etmeye çalışırsın. Kısır döngü.
Gerçek güvenlik güvenmekten gelir. Ve güvenmek risk almaktır.
Değiştirebildiğin tek kişi kendin. Ama kendin değiştiğinde, ilişkinin dinamiği değişir.
Tepki verme biçimini değiştirebilirsin. Beklentilerini gözden geçirebilirsin. İletişim biçimini geliştirebilirsin.
Ve ilginç bir şey olur: sen değişince, karşındaki de değişmeye başlar. Zorla değil, doğal olarak. Çünkü dans değişti, adımlar da değişir.
Karşındakini değiştirmeye çalışmak, aynayı silerek yüzündeki lekeyi temizlemeye çalışmak gibi.
Belki mesele o değil. Belki mesele senin o konuyla ilişkin.
Bu yazı sende bir şeyler uyandırdıysa
Birlikte konuşalım. İlk görüşme ücretsiz.
Ücretsiz Tanışma GörüşmesiBunlar da ilgini çekebilir.
Her evetinin arkasında bilinçli bir tercih mi var, yoksa bir korku mu?
Konuşmak iletişim değil. İletişim, karşındakinin duyduğu şey.
Çatışmadan kaçmak barış getirmez. Sadece birikmiş öfke getirir.