İş Hayat Dengesi Yalanı
Denge diye bir şey yok. Ama öncelik diye bir şey var.
Teknoloji dünyasından geliyorum. Orada "hızlı ol" kutsaldır. Move fast and break things. Sprint. Agile. Daha hızlı, daha verimli.
Koçluğa geçtiğimde en çok zorlandığım şey: yavaşlamak. Çünkü insanlarla çalışırken hız değil, derinlik önemli.
"Nasılsın?" "Çok yoğunum." Bu diyalog o kadar normalleşti ki kimse sorgulamıyor. "Yoğunum" bir onur madalyası oldu. Sanki meşgul olmak değerli olmak demek.
Ama meşgul olmak genellikle kaçmak demek. Durduğunda hissetmen gereken şeylerden kaçmak. Düşünmen gereken sorulardan kaçmak.
Bir danışanım "hiç boş vaktim yok" diyordu. Takvimini açtık. Her dakika dolu. Sordum: "Bu doluluğun altında ne var?" Uzun bir sessizlik. "Durursam düşünürüm. Düşünürsem mutsuz olurum."
Yavaşlamak, durgunluk değil. Bilinçli bir tercih. Ne yaptığını, neden yaptığını fark etmek için alan yaratmak.
Yavaşladığında garip bir şey olur: daha çok şey fark edersin. Daha iyi kararlar verirsin. Daha az hata yaparsın. Paradoks: yavaşlamak seni daha verimli yapar.
Koşan insan manzarayı göremez. Görmek için bazen durmak gerekir.
Bu hafta bir gün, kasıtlı olarak yavaşla. Bir şey yapma. Sadece ol. Ne fark ediyorsun?
Bu yazı sende bir şeyler uyandırdıysa
Birlikte konuşalım. İlk görüşme ücretsiz.
Ücretsiz Tanışma GörüşmesiBunlar da ilgini çekebilir.
Denge diye bir şey yok. Ama öncelik diye bir şey var.
Rutin sıkıcılık değil. İradeni koruyan bir yapı.
Herkesin farklı bir maratonu var. Aynı pistte koşmuyorsunuz.